Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Tedaviler (Beta Glukan)

Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Tedaviler (Beta Glukan), Burun Estetiği İstanbul

Bağışıklık Sistemini Güçlendirici Tedaviler

Solunum yolunun mikrobik hastalıklarında beta glukan ekinezya, çinko, mürver, propolis ve C vitamininin faydaları, besinlerin vücuda enerji vermek için geçirdiği kimyasal olaylar ve oksijenle yanması sırasında oluşan serbest radikaller arttıkça tüm hücre ve organlarına zarar vermeye başlarlar. Stres hava kirliliği, egzoz gazları, sigarı dumanı gibi birçok faktörde hücreleri etkileyerek serbest radikalleri çoğaltır.

Beta glukan, ekinezya, çinko, mürver, propolis, vitamin ve mineral bileşimleri gibi doğal besin destek ürünleri antioksidan özellikleri ile bağışıklık hücrelerini, serbest radikallerin zararından korurlar. Omega 3 yağ asitleri adı verilen ve balıkta bolca bulunan yağ asitleri ve proteinli gıdalarla alınan arginin bağışıklık sistemi için önemlidir.

Doğal besin takviyelerinin içindeki kalsiyum, iyot demir, magnezyum, fosfor, potasyum, selenyum, sodyum ve çinko gibi mineraller bağışıklığı güçlü tutmada önemli rolü vardır. Vücutta bir hastalık olduğu zaman bağışıklık hücrelerinin çoğalması ve hücreleri harekete geçiren kimyasal maddelerin salgılanması için minerallere özellikle de çinko, demir, bakır ve selenyuma ihtiyaç duyulur.

Mineraller olmadan vitaminler görev yapamazlar. Mineraller kemik, diş, yumuşak doku, kas, kan ve sinir hücrelerinin yapısında bulunur ve hormon üretimi, sinir hücrelerindeki iletimin sağlanması gibi birçok biyolojik olayı hızlandırıcı rol oynarlar

Tüm dünyada ekinezya, çinko, mürver, propolis, arginin, vitamin ve mineral bileşimleri günlük beslenmeyi destekleyerek bağışıklık güçlendirici etkisi yanında, kalp-damar hastalıkları, kanser ve bazı kronik hastalıkların tedavi protokollerine de eklenmiştir.

Beta-glukan nedir? Faydaları nelerdir?

Beta-glukan "Saccharomyces cerevisie" adlı maya mantarının hücre duvarından ekstrakte edilen, polisakkarit lif yapısında, mikrobik hastalıklara ve kansere karşı bağışıklık sistemini uyararak güçlendiren bir biyolojik yanıt düzenleyicidir.

1960 yılında ABD'de Tulane Üniversitesinde Prof. Dr. Nicolas Di Luzio tarafından ilk kez beta-glukan tanımlanmış ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri gösterilmiştir.

Sonraki yıllarda beta-glukanın bağışıklık sistemi üzerindeki uyarıcı etkileri Harvard, Tulane, Lousville, Ottavwa, Tromso gibi pek çok tanınmış üniversitede yapılan çok sayıda çalışma ile gösterilmiştir.

Bildirilmiş bir yan etkisi olmayan beta-glukan Amerika Gıda ve İlaç Dairesi tarafından "genel olarak emniyetli (GRAS)" kategorisinde değerlendirilmiştir

Halen Başta ABD olmak üzere Kanada, İngiltere, Norveç, İsviçre gibi ülkelerde OTC ürün kategorisinde; Japonya'da bazı mantar-türlerinden elde edilen beta-glukanlar ilaç kategorisinde bulunmaktadır.

  • Grip ve soğuk algınlığı gibi sık solunum yolu infeksiyonu geçirenlere,
  • Tekrarlayan aft ve uçuk şikâyeti olanlara,
  • Yoğun tempoda çalışıp stres altında olanlara,
  • Sigara içenlere,
  • Kötü beslenme alışkanlıklarına sahip olanlara,
  • Yaşlanma sürecine girenlere beta-glukan önerilmektedir.

Beta-glukan etkisini nasıl göstermektedir?

Beta-glukan, bağışıklık sisteminin gücünü hücresel düzeyde artırır. Hastalıklarla mücadelede zararlı etkenleri ve mikropları sindirip yok eden bağışıklık hücrelerinin aktivitesini artırarak etki gösterir. Vücudumuzu serbest radikallerin zararlı etkilerinden arındırır. Bunun sonucunda da sağlıklı bireylerde vücut direncini artırarak hastalıklara karşı etkili bir koruma sağlar ve kişinin kendini daha sağlıklı hissetmesine neden olur. Ayrıca enfeksiyon geçirenlerde kullanılan antibiyotiklerin etkinliğini artırır ve vücudun hastalıkla mücadelesini kolaylaştırır.

Her beta-glukan aynı mıdır? Ekmek yiyerek yeterli beta-glukan alınabilir mi?

Beta-glukan ekmek mayası dışında bazı bakteri, mantar hücreleri ve tahılların hücre duvarlarından da elde edilebilmektedir. Ancak molekül dizilişindeki farklılıklar nedeniyle farklı kaynaklardan elde edilen Beta-glukan’ların etkisinde de farklılıklar vardır.

Beta-glukan etrafında yağ ve proteinler bulunduğunda bağışıklık cevabını oluşturan hücreler tarafından tam tanınamaz. İyi bir saflaştırma işlemi ile etrafındaki yağ ve proteinlerden ayrıştırılarak vücut tarafından daha kolay kullanılabilir hale getirilmelidir.

Barsak duvarından emilip vücuda girebilmesi için partiküllerin küçük olması önemlidir. İdeal partikül büyüklüğü 2-10 mikron aralığında olmalıdır.

Bu nedenlerle ekmek mayasındaki beta-glukan direk olarak vücuda geçip faydalı hale gelemez. Ciddi bir saflaştırma ve ayrıştırma işlemi gerekir. Bu nedenle ekmek yiyerek yeterli beta-glukan etkisi sağlamak mümkün değildir.

Beta-glukan ayrıştırma işleminin zorluğu nedeniyle işlemler kısa tutulursa, işlenmiş üründe etkinliği daha az olan 1,3 bağ yapısına daha fazla rastlanır. Ancak ayrıştırma işleminin gereği kadar uzun tutulması halinde 1,3 ve1,6 bağ yapısı birlikte bulunmaktadır. Yapılan çalışmalarda 1.3/1.6 bağ yapısı içeren beta-glukanın daha fazla klinik etkinlik gösterdiği sonucuna varılmıştır.

Bu tür direnç artırıcılar her yaşta kullanılabilir mi? Ne kadar süreyle kullanılabilir? Başka hastalığı olanlar, hamileler kullanabilir mi?

Beta-glukan kullanımı için bir kontraendikasyon yoktur. Gereksiz antibiyotik kullanımını azalttığı, hastalıkların azalmasına bağlı olarak hayat kalitesini yükselttiği, okul döneminin sağlıklı geçmesini sağladığı, mikroorganizmalara karşı vücut direncini arttırdığı için 6 aydan itibaren hem çocuklarda hem de erişkinlerde güvenle kullanılabilir.

Her yaşta kullanılabilir. Başka hastalığı olanların, hamilelerin kullanmasında sakınca yoktur. Tam etki için 3-4 ay kullanılması önerilmektedir. Bazı ileri hastalıklarda, kanserlerde çok daha yüksek dozlarda kullanılabilir.